Dünya Tiyatro Günü Kutlu Olsun!

İlk ne zaman tiyatroya gitmiştim diye düşündüm. 8-9 yaşlarındayım. Edirne Halk Eğitim Merkezi'ne Uygur tiyatrosu geldi. Oyunun adını dahi hatırlamıyorum şuan. Tek hatırladığım çok pahalı olduğu için annemin benle içeri giremediği, ama ben tiyatro izleyeyim diye beni içeri oturtup oyun boyunca beklediğidir. Bir de kapının önünde, oyundan önce arabasını yıkayan Uygur kardeşlerle muhabbet edişimizdir. Sonra … Okumaya devam edin Dünya Tiyatro Günü Kutlu Olsun!

Genco ve Nazım ile ‘Yaşamaya Dair’

...nasıl ve nerede olursak olalım hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak... Nazım'ın 114.yaş günümü kutlamışken, Nazım hakkında bir şeyler karalamamak olmazdı. Şiiri de aşkı da geç tanıdım, tattım ben. Ve bir daha bırakamadım. Nazım'ı bir çoğunuzdan az bilirim muhtemelen. Bana göre Nazım memleket demek, aşk demek, mücadele demektir. Nazım sevmektir, sevmeyi bilmektir. Nazım Hikmet'in Bursa Cezaevi'ndeki yaşamını, eşi Piraye Hanım'a olan tutkusunu … Okumaya devam edin Genco ve Nazım ile ‘Yaşamaya Dair’

Köprüden Görünüş

Lisedeyken her Cuma sinemaya gitmekti tutkum. Çünkü güzel memleketime tiyatro kırk yılda bir gelirdi. Onlar da özel tiyatro oyunları olurdu, para denkleştirip gidemezdim. O yüzden bilmezdim tiyatronun nasıl bir aşk olduğunu.. İstanbul'daki öğrencilik yıllarım birkaç oyunla geçti. Özel tiyatrolar pahalı geliyordu, şehir ve devlet tiyatrolarını takip etmek gibi bir alışkanlık da edinememiştim. Geçen yıl bu … Okumaya devam edin Köprüden Görünüş

Hatırlamak için kağıt gerekir!

Oyunun bir yerinde geçiyordu bu söz. "Hatırlamak için kağıt gerekir." Vurdu bu söz beni. Çünkü yazmak benim için su gibidir, hava gibidir. Gelişine yazarım yıllardır. Bir sürü defter var, üzüntülerimi ve nadiren de olsa sevinçlerimi paylaştığım. Evet, genelde beni üzeni kağıda düşerim. Hatırlamak istediğimden midir bilmem, üzüldüğümde ancak yazarak kendime gelirim. Belki üzüntülerimi paylaşmayı değil … Okumaya devam edin Hatırlamak için kağıt gerekir!

Ayaktakımı Arasında

Çayım yanımda. Not defterim, tamamdır. Kalem olmazsa olmaz zaten. Evet, haftanın oyunu 'Ayaktakımı Arasında' üzerine düşünebilirim... Bloga yazamadığım her şeyi sığdırdığım defterlerime dökmem lazımdı önce düşüncelerimi. Nasıl bir oyundu? Neler düşündürdü? Toparlamam lazımdı. Öncelikle tiyatro alışkanlığımın, şehir tiyatrolarını düzenli olarak takip etmeye başlamamla tadından yenmez olmaya başladığını belirtmek isterim. Geçtiğimiz yıllarda izleyip de yazmadıklarıma inat … Okumaya devam edin Ayaktakımı Arasında

Tiyatro’dur, iyidir.

Küçüktüm, Edirne'ye pek sık oyun gelmezdi. Gelse de pahalı gelirdi, gidemezdim. O zamanlar daha İstanbul'da yaşamanın hayallerini kurardım. İstanbul'a gelip tiyatroya, sinemaya doyacağım günleri hayal etmek iyi gelirdi çocuk ruhuma. İstanbul'a geleli 7 yıl oldu olmasına da tiyatro her zaman sinemadan sonra geldi benim için. Film festivallerini kaçırmayan ben tiyatroyu hep erteledim. Öğrencilik yıllarımda birkaç … Okumaya devam edin Tiyatro’dur, iyidir.