la petite mort!

Yazıyı okurken fonda Amelie Soundtrack çalabilir mi? "Emily in Paris" adında Paris geçtiğinden merak edip bir bölüm izleyeyim dediğim ama Paris'in heyecanına kapılıp bir solukta bitirdiğim bir dizi oldu. Evde geçirdiğimiz Corona günlerinde ilaç gibi geldi bana. İşi nedeniyle Paris'e taşınan bir Amerikalının kontrolü bırakmaya, aşkı ve tutkuyu keşfetmeye çalıştığı 30'ar dakikalık 10 bölümden oluşuyor … Okumaya devam edin la petite mort!

Eylül toparlandı gitti işte..

Ekim falan da gider bu gidişle! demişti Turgut Uyar. Eylül'ün son saatlerine girmişken duygularımı satırlara dökmek istesem, benzer satırlar dökülürdü parmak uçlarımdan. En sevdiğin mevsim ne derseniz, karlı bir kış günü aklıma gelir de güzü ikinci sıraya koyarım hala. Biraz kışın habercisi olduğundan seviyorum güzü, biraz da doğaya en çok yakıştırdığım mevsim olduğundan. New York … Okumaya devam edin Eylül toparlandı gitti işte..

Bir Film: Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum

Ratched gibi sinema filmi doyumu veren diziler nedeniyle son yıllarda film izleme oranımda düşüş yaşandığından... Corona nedeniyle evden çalışmaya başladığımdan beri evde yaşadığımdan... İstanbul'da festival ruhu öldüğünden... Gibi sebeplerle ne izliyorum ne de izlediğime dair yazıyorum uzunca bir süredir. Ancak geçen gün, yazmadığımız her şeyin ya uçup gittiği ya da kafamızda şekil değiştirip gerçeklerden saptığı, … Okumaya devam edin Bir Film: Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum

FİLM ZAMANI: SOPHIE’S CHOICE (1982)

Kafa dergisinin Mayıs sayısında, Melda Özer, Sophie ve seçimi hakkında bir yazı yazmıştı. O zaman kenara not etmiştim bu filmi. Meryl Streep'i çok severim, İkinci Dünya Savaşı dönemi filmlerine de ilgim vardır. Hele ki ruhsal savaşlara değinenleri ayrı bir merakla izlerim. Filmin yönetmeni ve senaristi Alan J. Pakula 'ya En İyi Uyarlama Senaryo dalında Oscar getiren … Okumaya devam edin FİLM ZAMANI: SOPHIE’S CHOICE (1982)

Film Zamanı: The Hunger Games Mockingjay Part I

Açlık Oyunları filmini kitap kurdu bir arkadaşımdan duymuş, hatta ilk filmi de onun bahanesiyle izlemiştim. Kitabı hiç bilmediğim için filmden çok etkilenmiş, bittiği gibi devamı için heyecanlanmıştım. Tabi kitabın hayranı olan arkadaşım için aynı durum söz konusu değildi. O, kitabın daha 'ciddi' alt metinleri olduğunu ve filmin aksiyon yönünün ağır bastığını savunmuştu. Şimdi bunları neden … Okumaya devam edin Film Zamanı: The Hunger Games Mockingjay Part I

Edge of Tomorrow – Yarının Sınırında (2014)

  YAŞA. ÖL. TEKRARLA. Filmin özeti bu aslında. Uzaylıların işgal ettiği bir dünyada, orduların mücadelelerini pazarlayan bir adam, kendini birden savaşın ortasında buluyor. Cage, bir sabah uyanıyor ve Mimics adlı uzay birliğine karşı yapılacak bir operasyonun hazırlığında buluyor kendisini. Silah tutmayı bile bilmeyen bu adam, çok geçmeden ölür. Ancak bu bir son değil, başlangıçtır. Cage'in … Okumaya devam edin Edge of Tomorrow – Yarının Sınırında (2014)

Jasmine sen nasıl bir karaktersin?

Woody Allen filmi izlemeyeli çok olmuş.. Aslında geride bırakmak üzere olduğumuz yıl, film festivalleri de olmasa pek film izlediğim söylenemez. Kitaba daha çok zaman ayırır oldum. 2015 yılının kararlarından biri izlediğim her film hakkında, formata çok takılmadan iki satır da olsa yazmak olsun mu? Olsun.Ne diyordum? He, Woody Allen. İlişkilere bakış açısına hayran olduğum adam. … Okumaya devam edin Jasmine sen nasıl bir karaktersin?

Unutursam Fısılda’ya dair..

Çağan Irmak.. Babam ve Oğlum ile yönetmen adı bilmeyen insanların bile hafızasına girmiş bir adam. Sineması biraz naif, biraz trajikomik, biraz duygusal. Bazen de hoppa!70'lere gidiyor bu kez. Sesine güvenen herkesin Unkapanı'nda keşfedilme savaşı verdiği yıllara. İstanbul yine küçük şehrin büyük hayalleri olan insanları için umut kapısı. 'Nefis'in her şey olduğu bir kasabada tanışan ve … Okumaya devam edin Unutursam Fısılda’ya dair..

Çember Kırılınca Artık Eskisi Gibi Olmaz

Kırık Çember (The Broken Circle Breakdown)2010 yapımı Çölde Kutup Ayısı (The Misfortunates) filmiyle İstanbul Film Festivali'nden Altın Lale ödülüyle dönen yönetmen Felix van Groeningen, yeni filmi Kırık Çember (The Broken Circle Breakdown) ile Filmekimi kapsamında ülkemizdeki sinemaseverlerle buluşmuş, çok vakit kaybetmeden Başka Sinema kapsamında da vizyon şansı bulmuştu. Film, bir kadın ile adamın zıtlıklardan doğan … Okumaya devam edin Çember Kırılınca Artık Eskisi Gibi Olmaz

Başka Sinema: İnce Buz, Kara Kömür

İnce Bir Mizah, Karanlık Bir Atmosfer Başka Sinema, “Bize her gün fesitival” mottosuyla karşımıza çıktığından bu yana festivallerde bilet ya da zaman bulamadığımız için izleyemediğimiz ya da yurtdışı festivallerde gösterilmesine rağmen ülkemizde vizyon şansı bulamayan bağımsız filmleri biz sinema severlerle buluşturuyor. Geçtiğimiz Cuma vizyona giren “İnce Buz, Kara Kömür” de Berlin’den Altın Ayı ödülü ile … Okumaya devam edin Başka Sinema: İnce Buz, Kara Kömür