Zamanı Tüketmek

Bir Pazar günü. Aklımda okumak vardı aslında. Belki biraz da çalışmak. Her hafta yeni bölümünü beklediğim Snowpiercer dizisini hemen tüketmiyorum, bekleyip Pazarları izliyorum bir süredir. Netflix üyeliğimi sonlandırmayı istiyorum aslında. Instagram kadar irademin yenik düştüğü bir platform olmasa da.. Sezonluk dizilerin bölümlerinin bir oturuşta tüketildiği girdabı beni de çekiyor bazen. Snowpiercer onlardan değil ama mesela … Okumaya devam edin Zamanı Tüketmek

Yazdan kalma bir kıştan..

Bugün Ocak ayının 5. Günü. Burası Kuzey yarım kürede orta kuşakta yer alan ve dört mevsim yaşayabilen bir ülke-idi. Sidney’de yeni yıla girmişiz gibi güneşli bir gün geçirmiştik, yılbaşı ağaçlarımızın boynu bükük kalmıştı. Kar bir yana soğuğa hasretiz. Ben hasretim en azından. Bir kış çocuğu olarak kar yağmasını, ellerimin üşümesini, battaniyelere sarılıp miskinlik yapmayı, atkılarla … Okumaya devam edin Yazdan kalma bir kıştan..

10.10.2020

10.10.2020 Böyle tarihleri sevenleri görelim? 11.11.22 de mesela sevilesi bir tarih. O gün hangi şehirde ne yapıyor olacağım, kim bilir! Ümitvar diyorum kendime. Ümitvar... Fotoğrafı çektiğim yer Budapeşte. İstanbul'dan sonra beni en çok büyüleyen şehir. Masalsı... Baş harfi B olanlara karşı meylim var sanırım. Berlin de İstanbul'dan sonra yaşanır dediğim şehir. Malum, kendimi de pek … Okumaya devam edin 10.10.2020

Bir Ekim sabahıydı..

Budapeşte, o Ekim'den. Yalnız kalmıştım. İkinci yarısı bitmişti yarım kalan bir aşkın. Berabereydik, dostça oldu ayrılık. Ama o gün anlamıştım sanki bir daha deneyecek gücüm kalmadığını. Şikayetçi değilim, seviyorum kendimle olan ilişkimi. Hiç kimseyle olmadığı kadar istikrarlı, keyifli ve tatmin edici. Yine bir Ekim sabahında kendime sarılıyorum. Canım kendim diyorum. İyi ki varsın. Dünyaya kattığın … Okumaya devam edin Bir Ekim sabahıydı..

Okunamayanlar

Rafta gözüme takıldı Tutunamayanlar kitabı. Okuyup da ten uyumu yakalayamadığım kitaplardan. Kitaplığımda da tutmuyorum, bağışlıyorum yarım kalanları. Ama birkaç kitap var ki tekrar deneriz umuduyla raftan indiremiyorum. Peki neden olmamıştı Tutunamayanlar ile? Zamanlama meselesi sanırım. Oblomov ile de olduramamıştık. O da yakın dönemde yarım kalmıştı. Bir yerde okumuş ya da birinden duymuştum ikisini yakın zamanlı … Okumaya devam edin Okunamayanlar

34. Yaş için 17 Niyet

Ted Mosby karakterini hatırlayanlar burada mı? How I Met Your Mother dizisinin "baba" karakteri Ted, 9 sezon boyunca bize "aşka inanmaktan vazgeçmeyin" demişti. Arkadaşlık üzerine de keyifli bir diziydi, her ne kadar son bölümü çoğumuzu hayal kırıklığına uğratsa da... Ted Mosby ve arkadaşlarının bazı enteresan alışkanlıkları ve hayatla ilgili tespitleri oldu yıllarca. Üç yılda bir … Okumaya devam edin 34. Yaş için 17 Niyet

Gülümseme iki insan arasındaki en kısa mesafedir.

Üniversite yıllarında gönüllülük yapmış, birilerine yardımım dokunsun diye çabalamış biri olarak 30. yaş günümde bağış toplanmasına vesile olmak kendime verebileceğim en güzel hediye diye düşündüm. iyilikpaylas.org sitesi de, belirlediğiniz bir STK (Sivil Toplum Kuruluşu) için kampanya yaratarak bağış toplayabildiğiniz bir teknoloji girişimi. “Gülümseme iki insan arasındaki en kısa mesafedir.” demiş Victor Borge. Hayatta en kolay … Okumaya devam edin Gülümseme iki insan arasındaki en kısa mesafedir.

Tek kelime ile ‘naif’ olanlara..

Naif, manası da tınısı da güzel kelimelerden. Okuduğum, izlediğim veya dinlediğim bir şeye naif diyebilmek beni mutlu ediyor. Ferzan Özpetek'in 1997 İstanbul'unda geçen ilk filmi Hamam'ı izleyince aklıma ilk gelen kelime de naif oldu. Bir derdi var bu adamın, düşünüyor, üretiyor ve paylaşıyor. Anlamak isteyene derdini anlatmakta sıkıntısı da yok. Anlaşılmak için mi yapıyor bilemem … Okumaya devam edin Tek kelime ile ‘naif’ olanlara..

Huzur…

Evimin en sevdiğim köşesinde! Kitabım, altı çizilecek satırlarım olması umuduyla yanımdan hiç ayırmadığım kalemim, çayım ya da kahvemle köşeme çekildiğimde tek aklıma gelen: Huzur. Kısa bir süreliğine, etrafımdaki herkes evlenmeye başlayınca 'ben neden evlenemiyorum' isyanına başlar gibi oldum. Kabul ediyorum! Öyle ki ciddi ciddi yalnızlığımı sorgular oldum, sanki şikayetçiymişim gibi. Biraz yaz ayları olmasının da etkisi … Okumaya devam edin Huzur…

30 bitmeden…

İlk kez ‘Ölmeden Önce’ listesi yaptığımda tarih 8 Mart 2012 imiş.Üzerinden 4 yıldan fazla geçmiş. Listeyi yaptığımda sanırım Beyazperde.com’da çalışmaya başlamak üzereydim. Henüz aşık olmamıştım ama çok yakındım, tabi bilmiyordum. Yakın tarihlerde How I Met Your Mother’ın bir bölümünden esinlenip 3 yıl sonra kendimi nerede göreceğime dair de bir şeyler karalamışım.Yakın zamanda, hayatımda ilk defa yalnız … Okumaya devam edin 30 bitmeden…