Anne olmak ya da olmamak?

Anneler gününde böyle bir başlık altında nasıl serzenişte bulunacağım bir bilseniz.. Yazıya başlamadan önce How I Met Your Mother dizisi 7. Sezon 12. Bölüm’e dair bir detaydan bahsedeceğimi, diziyi izlemeye engel olmayacak bir spoiler olduğunu belirteyim. Sonra bizi uyarmadın demeyiniz!

Her yıl, Mayıs ayının 2. Pazar günü anneler günü olarak kutlanır. Markalar günler öncesinden kampanyalarına başlarlar. Her kadının anne olmak en büyük arzusu, annelik en kutsal görev, her anne iyidir, annelik içgüdüseldir propagandaları yoğun şekilde üzerimize salınır. Küçük ev aleti satan markalar, her kadının annedir ve her kadın ev işlerinden sorumludur deyip annenize mutfak robotu alın, annenize süpürge alın ki hayatı kolaylaşsın diye reklamlar çıkarlar. Oysa kadın=anne, kadın=ev hanımı demeyecek mesajlar verseler, kız çocuklarını reklam için değil de daha eşit bir dünya niyetiyle destekleseler hayatları zaten kolaylaşırdı. Bir de kozmetik ürünleri satan markalar var ki “her kadın güzel olmak ister” demekten bıkmazlar, her özel gün gibi bunu da sonuna kadar kullanırlar. “Kadın olmak” öğretisinin ekmeğine yağ sürenler sadece bu sektörler değil tabi. Anneler günü de silahlarından sadece birisi!

Peki anneler gününü kutlamayalım mı? Annemizi tabi ki sevelim, tabi ki ona sevdiğimizi söyleyelim ve hissettirelim, tabi ki ona hediyeler alalım. Ama deneyime dayalı, annelerinizle birlikte güzel bir anı yaratacak hediyeleri anneler gününü beklemeden de verebiliriz ki! Annenizle gideceğiniz bir gezi veya birlikte katılacağınız ikinizin de keyif alabileceği bir hobi atölyesi satın almak alacağınız mutfak robotu ya da parfümden daha değerli gelmiyor mu? Eşyaları kullanırsınız ve ömürleri bitince de atarsınız (aslında değerlendirebilirsiniz de bu başka bir yazının konusu) ama anılar ve anıları hatırlatacak birkaç fotoğraf bir ömür boyu sizledir.

Anneler gününün kutlanmasına değil “ideal kadın” imajının inşası ve sürdürülmesi konusundaki rolüne isyandayım özetle. Her kadın anne değildir, anne olmak zorunda da değildir. Ama bu rol bize küçük yaşlardan itibaren yükleniyor ve biz de hiç düşünmeden anne olmayı istediğimizi, bunun “yaradılışımızın” bir sonucu olduğunu, biz istemesek de hormonlarımızın bizi uyaracağı yaşların (en geç 35!) geleceğini düşünüyoruz. Annelik rolünün “evlenmeden sevişilmez” öğretisinden hiçbir farkı yoktur. Yalanlarla desteklenen bir “amaç” olarak hayatımıza sokulur ve bunu istemeyenlerde bir anormallik olduğu vurgulanır çünkü bunu düşünüp karar vermenizi istemezler.

Anne olmak istemediğime karar verdiğimde 28 yaşındaydım. Dünyanın içinde bulunduğu şartlar hakkında şimdikinden daha az bilgiliydim. Ama bir şeylerin ters gittiğini anlamak için çok zeki ya da bilgili olmak gerekmiyor. Görmek isteyenlere küresel ısınmanın sebep ve sonuçları kabak gibi ortada. Bir de ülkemizin içinde bulunduğu durum var, siyasi ve ekonomik gidişata bakılırsa da benim hayal ettiğim “yaşanır ülke” standartlarından her geçen gün uzaklaşıyor. Hal böyle olunca 28 yaşımdayken yani 2017’de çocuk sahibi olmak istemediğime karar vermiş olmam çok normal. Çünkü yaşanır bir ülkeye göçsem de dünyadan göçemiyorum, ki bunu istemem de Mars sizin olabilir. Daha yaşanır bir dünya için elimden geleni yapmaya çalışsam da asıl olan devletlerin ve parayı elinde tutan yatırımcıların dünya için yatırım yapıyor olması ve adım atıyor olması.

Anne olmak istemeyen, henüz evlenmemiş 32 yaşında birisiyim. Toplumun çok da istediği bir tip değilim yani. Çünkü herkes evleniyor ve çocuk sahibi olmak istiyor. Benim sorunum ne? Sebeplerim ne kadar geçerli olsa da (ki sadece istemiyor da olabilirdim sebebim olmasına gerek yok) topluma göre abartıyorum, saçmalıyorum, bahane üretiyorum vs. Yani sebebinizin ne olduğu önemli değil. 30’larındasın ve tik tak tik tak biyolojik saatin işliyor. Bak sonra çok pişman olursun!

Robin’den spoiler demiştin ne oldu o diyorsanız… Dizinin bahsettiğim bölümünde Robin istese de çocuk sahibi olamayacağını öğreniyordu. Çocukları sevmeyen, bizimki gibi bir toplumda büyümemiş bir kadın bile “istese” de çocuk sahibi olamayacağını, buna biyolojik olarak müsait olmadığını öğrendiğinde yıkılmıştı. Bölümde onun açısından konuyu anlamaya çalışmıştık. Diziyi iki kez izlemiş birisi olarak bu bölümde Robin’in hayal kırıklığının asıl sebebinin “e bilmek” seçeneğinin elinden alınması olduğunu biliyordum. İstesem yaparım demek ile istesem de yapamam demek arasında ince ama çok derin bir çizgi var. Bunu bilmiş, görmüş biri olarak aynı senaryo başıma geldiğinde ve bir karar vermem gerektiğinde bile bile yıkıldım mı? Evet. Neden? Çünkü anneme ne derim? Torunun olamaz çünkü ben istemiyorum demekle torunun olamaz çünkü yumurtalarım azalıyor ve dondurmayı tercih etmedim, henüz evlenmedim de yani sebebi benim “yetersizliğim” demek farklı şeyler. Farkındaysanız kurban kendisini değil başkalarını düşünüyor burada. Ve doğurganlığını kaybetmeyi bir suç, bir eksiklik olarak görüyor. İşte bunun sebebi toplumsal roller ve öğrenilmiş çaresizliktir. Ve hiç kimse bu yüklerin altında ezilmeyi hak etmezken kadınlar, özellikle ülkemin kadınları bu iki canavarla yaşamak zorundadır.

Bu sene anneler gününde bir farklılık yapın ve henüz anne olmayı tercih etmediyseniz ya da buna mecbur kalmadıysanız anne olmak istiyor muyum, istiyorsam neden diye kendinize sorun. Derinine inin sebeplerin. Eğer orada toplumsal beklentiler, kabuller ya da küçük yaştan itibaren işlenmiş fikirler yoksa, eğer gerçekten çocukları seviyorsanız ve bir çocuğa annelik yapmak istiyorsanız o zaman anne olun tabi. Ama annelik sadece doğurarak olmuyor ve bir anneye ihtiyaç duyan milyonlarca çocuk olduğunu da unutmayın. Anneyseniz de fedakarlıklarınızın sınırlarını bir düşünün derim. Çocukları yerine hayal kuran ve karar veren annelerden olmayın. Ben o konuda çok şanslıyım, ondan bağımsız bir birey olduğumu bilen ve beni gerçekten olduğum gibi kabul eden (bazen sevmediği yanlarım olsa da) bir annem var. Ben de onu her şeye rağmen torun bekleyen bir yanı olduğu haliyle kabul ediyor ve seviyorum tabi ki!

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s