Brezilya’dan yürek burkan bir hikaye

Jorge Luis Borges der ki “Bence kitap okumak, aşık olmaktan veya seyahat etmekten aşağı kalan bir deneyim değildir.” Ben de kitaplar sayesinde dünyanın dört bir yanını dolaşıyorum her ay. Bazen Güney Amerika’da çorak topraklarda buluyorum kendimi, bazen İslandinav ormanlarına inzivaya çekiliyorum, bazen de Uzakdoğu’daki bir ada ülkesinde Sakura yaprakları altında dolaşıyorum mesela.

Kızıl Tarlalar ile Brezilya’ya gittim geçenlerde. Çöl gibi ıssız acımasız topraklarda seyahat ettim. Oradan bir tekneye sonra da bir trene atlayıp büyük umutlarla şehre vardım. Yolculuk boyunca acıyı tattım, haksızlıklara tahammül ettim, eşkiyalardan azizlerden medet umdum, açlıkla sınandım.

Jorge Amado, Brezilya’nın en güçlü kalemlerinden. Edebi olduğu kadar siyasi de bir kimliği var. Toprak işleyenindir düsturu ile bizleri sosyal sınıfın yarattığı adaletsiz bir dünyaya götürüyor Kızıl Tarlalar ile. Köylerinden edilen emekçilerin daha iyi bir hayat umuduyla şehre gidiş yolculuğunu anlatıyor. Tanrı’ya ya da siyasi bir ideolojiye olan inancın nasıl sömürüldüğünü, adaletin olmadığı açlığın kol gezdiği bir dünyada herkesin yargıç kesildiğini, bizim coğrafyamızda yaşananlara çok da uzak olmayan bir hikayeyle duru ve akıcı bir dille anlatıyor.

Eşit bir dünya umuduyla düşünce tohumlarımızı ekmekten vazgeçmeyelim, elbet bizim de hasat zamanımız gelecek…

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s