Bir Kitap: Beni Kör Kuyularda

Hasan Ali Toptaş, uzun süredir okusam dediğim ama hangi kitabından başlayacağımı bilemediğim için tanışmayı ertelediğim yazarlardandı. Beni Kör Kuyularda, benim seçimim olmadı. Kitap zevkine güvendiğim bir grup kitap severin seçimiydi. İlk kez bu ay, bir grupla okuma yaptım ve üzerine konuştuk. Ve bunca zamandır neden denemedim ki dedim! Dün akşam bu kitabı yorumlarken fark ettim ki, aynı satırları okuyup farklı detaylara takılırken.. Bir kelimeden çok başka anlamlar çıkarırken.. İki insanın anlaşabiliyor olması ne büyük şans!

Kitap, köyden kente göç etmiş bir aileyi odağına alıyor. Evin kızının başına gelen bir olay ve sonrasında ailenin yaşadıkları diye özetleyip sürprizini kaçırmak istemiyorum çok fazla. Hikayenin kurgulanması, ucu açık noktaların olması, dilinin sadeliği, büyülü gerçekçilik akımından sayabileceğimiz türden bu kitabı sevmem için yeterli nedenlerdi. Niyet kavramı, kötü/iyi kavramları, birisinin başına gelen kötü bir olayın başkaları için bir gösteriden farksız olması, etrafımızda yaşananlara olan kayıtsızlığımız ya da geçici kayıtlı olma halimiz gibi sosyolojik temelleri de olan unsurlar barındırması beni ayrıca cezbetti. Ancak, kitap ile kurduğum bağı nedense yazar ile kuramadım. Kitabı bitirdiğimde iyi ki okudum desem de Hasan Ali Toptaş’ı tekrar okurum diyemedim. Yine de, tadını almaya değer bir yazar. Tanışmadan geçmemek lazım.

Kitabın bir yerinde “kötüler gelip bize kötülük edinceye kadar iyidirler” diyordu yazar, okurlarına. Kitabı bir cümleyle özetlesem, böyle özetleyebilirim. Yaşadığımız çağın en ayyuka çıkmış problemlerinden birisi “seyirci olmak”. Seyirci kalmak demiyorum çünkü bu bir tercih meselesi. Hepimiz, bir haber görüyoruz, onu paylaşıyoruz, bir an için üzülüyoruz ve üzerinden çok geçmeden başka bir haber ile kendimizi kandırdığımız realitemize dönüyoruz. Acılarımızı da bir lüks gibi tüketir olduk. Ve en can alıcı nokta da “elimizden geleni yaptığımızı” sanıyoruz. Ya da yapabileceğimiz bir şey olmadığını. Ne zaman bu kadar duyarsız olduk? Yoksa hep mi böyleydik de kapitalizmin arkasına sığınıyoruz?

İyi geceler. Olur ya belki sizin zaman diliminize denk gelemem; günaydın, iyi günler ve iyi akşamlar!

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s