İsveçlilerin Dengeli Yaşama Sanatı: Lagom

Danimarkalıların hygge’sini duymayan azdır sanırım. Sonbahar da gelmişken battaniyeli kahveli romantizm yaşamaya meylediyoruz. İskandinav ülkelerinin refah dolu yaşamını taklit etmeye ihtiyacımız var belki de? Biz de onlar kadar ekonomik olarak refah içinde olsak biz de öyle yaşardık savunmaları eşliğinde bazen kendimizi şımartmaya çalışıyoruz. Oysa olay battaniye ya da kahve değil daha mental bir konu var. İşin özü. Evet, yine işin özünü kaçırıyoruz.

Hygge hakkında ayrı bir yazı yazılabilir. Ama bugünün konusu lagom.

Lagomun tam bir tanımı yok aslında, kelime olarak bakarsak. Ne çok az ne çok fazla, tam kıvamında anlamında kullanılıyor. Sağlıktan daha fazlasına ihtiyacımız olmadığı şu günlerde bile süren online alışveriş çılgınlığı ve sürdürülebilir kaynaklara yönelmek yerine bilinçsizce tüketme ve istifleme eğilimi göstermemiz beni lagomdan bahsetmeye yöneltti.

Lagomun bize ne faydası olacak derseniz Pegasus yayınlarından çıkan İsveçlilerin Dengeli Yaşama Sanatı: Lagom kitabında dört başlıkta toplamış faydalarını.

1- Fiziksel alan: Bilinçli tüketim fazlalıklardan kurtulmayı sağlar ve evinizde size alan açar. Minimal evlerde huzurlu vakit geçirebileceğinizi düşünmüyor, size büyük alanlar gerektiğine inanıyorsanız en yakın IKEA showroom’una gidin derim. İhtiyaç olacak her şeyi sığdırdıkları minik daireler görüp yok artık diyeceksiniz!

2- Zihinsel alan: Sahip olduğunuz eşyalar çoğaldıkça fark ediyorsunuz siz onlara değil onlar size sahip oluyorlar! Zihinsel alan yaratamayışımızın bir nedeni de dikkatimizi dağıtan ortamlarda vakit geçirmemiz. Yani sadeleşme zihinsel de bir alan açacaktır.

3- Daha iyi finansal şartlar: Hayatınızda yapacağınız sadeleşme sizi gereksiz harcamalardan uzak tutacaktır. İhtiyacınız olmayan şeylere verdiğiniz paraları deneyimlere vermek de 1. ve 2. maddeyi destekleyen bir eylem olacak. Tabi sadeleşmenin yaşadığımız gezegene de faydası olacak. Az atık, az plastik, yeniden kullanım gibi sonuçları beraberinde getiriyor bu kararında yaşama tarzı.

4- Ait olma duygusu: Ne alaka mı? Yaşadığım gezegene azıcık bile faydamın olduğunu hissetmek bana gerçekten evimde hissettiriyor desem? Ve sade yaşamaya başlamasaydım bunu hissedebileceğimi sanmıyorum.

Lagomun kilit noktalarından birisi iş-yaşam dengesini tutturabilmek. Yaşamak için çalışmak yerine çalışmak için yaşayan insanlarız. Ofisten çıktığımız an ofisi geride bırakmıyoruz. Her an ulaşılabilir olmamızı, fazla mesaiden kaçınmamamızı vs. bekliyorlar. Şimdi bir de evlerden çalışıyoruz, tabi ki her an iş yapabiliriz. Değil mi? Değil! “Bir işi doğru yaparsanız o iş üstünde lagom miktarda zaman geçirirsiniz.” ama işi doğru yapmak her zaman size bağlı olmuyor. İnanın farkındayım. O yüzden fika var. Ev yapımı çörek ve filtre kahveyle kendine 15 dakika ver ve keyif yap demek oluyor İsveçlilere göre. Siz çörek yemeyin, malum hareketsiziz. Ama sade, sütsüz-şekersiz, iyi demlenmiş bir filtre kahveyi gün içinde kendinize çok görmeyin.

Başka ne yapmak lagom tarzı yaşamak oluyor derseniz…

Boş zamanlarınızı sevdiklerinizle onurlandırmak mesela.

Eşit şartlarda yaşamak. (Türkiye’de özellikle evliliklerde ev içi işlerin ve çocuk bakımının çalışsın/çalışmasın anneden beklenmesi hiç lagom değil!)

Ben Zamanı ayırmak, hayat işten ibaret değil diyor yine. Kendinize iyi gelecek iş dışı şeyler de yapın. Resim yapmak, bir müzik aleti çalmak, öykü yazmak gibi gibi. Kendiyle vakit geçirmeyi bilmeyen bir millet için zor mu? Biraz.

Sadeleşme sadece tüketim alışkanlıkları ve ev düzeni ile olmuyor tabi. Giyim tarzınız da önemli. Geri dönüştürülebilir, ekoloji dostu üretim yapan giyim markalarını deneyebilir ya da ikinci el eşyalar kullanabilirsiniz. Gardıropları sadeleştirmeye niyet edenler illa duymuşlardır: Kapsül Gardırop. Denemeye değer! Mesela bu kış için kendinize kapsül gardırop yaparak lagom yaşamaya başlayabilirsiniz. Bir öneri bırakıyorum aşağıya, nasıl hazırlayabileceğinize dair faydalı bir yazı.

KAPSÜL GARDIROP: SONBAHAR-KIŞ

Bol bol açık hava yürüyüşlerinden, zihne ve bedene iyi gelen yoga gibi pratiklerden faydalanın demeye gerek var mı?

Lagom, sizden daha çok gezegenimize faydalı olacak bir yaşam tarzı. Ama soluk mavi noktamız iyi olursa biz de iyi oluruz. Ona iyi bakmadık, ama geç değil. Bence hala şansımız var!

Kitabı başucu için edinin derim, içinde keyifli tarifler ve kararında yaşamaya teşvik edici bilgiler var. Devletlerin de sürdürülebilir yaşam için, iklim değişikliğini azaltmak için, kaynakların kullanımı ve yenilenebilir enerjiye yönelim için adım atması gerekiyor. Ama bizlerin de talep ediyor, yaşam şeklimizle bu destekliyor olmamız ve karbon ayak izimizi azaltacak adımları atmaya başlamamız gerekiyor.

Şimdilik, söyleyeceklerim bu kadar.

İyi geceler. Olur ya belki sizin zaman diliminize denk gelemem; günaydın, iyi günler ve iyi akşamlar!

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s