Sam Raimi ve Korku Filmleri

MV5BMjEyNjYyMTQzOV5BMl5BanBnXkFtZTcwMjgzNjkzMg@@._V1_

Drag Me To Hell

Korku filmine ilgim çok küçük yaşlarda başladı. Bunun sebebi Freddy’e olan sempatim ve televizyonda gece 2de çıkacak deyip 6 da göstermeye başladıkları Elm Sokağı Serisi’nin etkisi tartışılamaz bile. Televizyonda ne zaman bir korku filmi görsem karşısında kurulur, yeni çıkan bir film olunca hemen izlerdim. Ama ne zaman ki filmler konusunda okumaya, filmleri incelemeye başladım o zamandan beri her filmi izlemez oldum. Birbirinin türevi yapımlar vakit kaybı gelir gibi oldu. Yeniden çevrimlerde merakıma yenilsem de mümkün mertebe seçici davranmaya çalışıyorum bu türde. Ve izlerken de gerçekten korku filmi havamda olmaya dikkat ediyorum.
Drag Me To Hell, son yıllarda gösterime girip de hakkında iyi şeyler duyduğum tür örneklerinden. Listedeydi uzun zamandır sonunda geçen gece izledim de. Ancak izlerken 80lerin korku filmlerini izlediğimdeki hissiyata kapıldım. Film bir lanetlenme hikayesiydi. Korku türüne sonuna kadar hizmet eden karakterler ve mekanlarla desteklenmişti. Filmi çok beğenmediğim gibi anlayamadığım da bir keyif aldım izlerken. Eski filmlerinin tadının hakim olmasıydı sanırım bu keyfin sebebi. Evet, izlerken efektleriyle güldüren bir filmdi ama korkutma çabaları, o çabaların altındaki “kendiyle ve türle dalga geçen” havasıydı onu izlenebilir kılan. Filmin arkasındaki isim Spider Man serisinden hatırlayacağınız Sam Raimi. Onun Evil Dead yıllarına dönüşü olaral nitelendirilmekteydi Drag Me To Hell. Benim gibi yeni yetme bir sinemaseverin izlemediği ama izlemesi gereken filmler listesindeydi bu seri ne zamandır. Drag Me To Hell’in gazıyla başladım seriyi izlemeye…

MV5BNzMzNTI3MTg2NV5BMl5BanBnXkFtZTgwMTUwODU0NjM@._V1_SY1000_CR0,0,1254,1000_AL_

Evil Dead

Üç filmden oluşan serinin ilk filmi 1981 yapımı Evil Dead, nam-ı diğer Şeytanın Ölüsü. Film slasher türü klişelerinden olan beş arkadaşın tatile gitmesiyle başlıyor. Gençler evin mahseninde buldukları kayıtları dinlemeye başladıklarında ise hiç rahatsız edilmemesi gereken varlıkları rahatsız etmiş oluyorlar.
Şiddet sahneleriyle tartışmalar yaratan film bir çok yapımcıdan red yemiş. İçerdiği vahşet sahnelerinden dolayı filmin orijinal versiyonu birkaç ülkede yasaklanmış. Ağaç tecavüzü sahnesi, ki filmde işte bu klasik olur denilen sahnelerdendi, Almanya’da kimileri tarafından kadın düşmanlığı olarak tanımlanmış. Ve bazı sivil kuruluşlar sayesinde filmin yayınlanması neredeyse 10 yıl boyunca engellenmiş.
2 yıl süren çekimler boyunca birçok oyuncusu seti terk eden Raimi çekimleri tamamlamak için dublör ve mankenler kullanmak zorunda kalmış. Filmin sadık oyuncularında, Ash’i canlandıran Bruce Campbel’i ise serinin diğer filmlerinde de görüyoruz.
Filmi izlerken makyajlar, öldürülme sahneleri gibi bir çok sahnenin amatörce olduğunu düşüneceksiniz. Haklısınız da belki ama yıl 1981! Ayrıca mahsenden ikide bir başını çıkartan ve iç ürpertici kahkahalar atan ölü şeytanın(!) ürkütücü olduğunu kabul etmek gerekir. Zaman zaman etraftaki kanlara irinlere gülsem de aniden içimin ürperdiğini de hissettiğim haliyle de tarif edilemez bir keyif aldığım bir film Evil Dead(1981).

MV5BMTMyNjE5NTE4M15BMl5BanBnXkFtZTcwOTA2NjI5Ng@@._V1_SY1000_CR0,0,1491,1000_AL_

Evil Dead II

Ve geldik izlemeye her oturuşumda 20. dakikaya gelmeden uykumu getiren 2. filme yani Evil Dead 2: Dead by Dawn filmine. Öncelikle filmin uykumu getirme sebebinin ilk yarım saatinin sıkıcı olmasından kaynaklandığını ancak sabrettiğiniz takdirde sizleri eğlenceli olduğu kadar yer yer sinir bozucu ve geren bir filmin beklediğini söylemeliyim. Başlarda sıkılmamın sebebi ise ilk filmin tekrar çekilen sahnelerinin ağırlıklı olması. Sam Raimi aslında devam filminden yana değilmiş, yapımcıların ısrarıyla devam filminin başına geçmiş. İlk filmde kaldığı yerden devam edebilmek için de bir özet bölüm çekmiş.
Ash ve kız arkadaşının lanetli kulübeye gelmesiyle başlayan hikaye ilk filmden de hatırlayacağınız Ölüler Kitabı’nın çevirisini yapan çiftimizin kızlarının yanına yardımcısı ve para peşindeki bir çifti alarak Ash’i ziyaret etmesiyle renkleniyor. İlk film kadar kanlı ancak ilk filmin daha eğlenceli bir film olan Evil Dead 2, Ash’in canavar eliyle mücadele sahnesiyle bana göre doruk noktasına ulaşıyor. Onu öldürmeye çalışan elini kesip yerine elektrikli testere takan Ash’in, Robert Rodriguez’in slasher B filmlerine göndermeler içeren Dehşet Gezegeni filmindeki Cherry Darling’i aklınıza getirmesi muhtemel. Tabi Rodriguez Ash’ten esinlenmiştir demiyorum ancak popüler kültür filmleriyle büyüyen benim gibi bir sinemaseverin kült filmleri izlediğindeki hayranlıkla karışık utangaçlığını tahmin edemezsiniz. Cherry’nin bacağına silah takma fikri Evil Dead 2 yi önceden izlemiş olsaydım o kadar da orijinal gelmeyecekti en azından !
Sam Raimi korku türüyle hem dalga geçen hem de günümüz filmlerine örnek olacak sahneler çekerek türe hizmet etmiş bir yönetmen. Filmin sonunda Ash’i 13. yy’da bırakması da serinin son filmi ve söylenenlere göre en eğlenceli filmi olan Army of Darkness’a hazırlık. Eski filmleri izlemenin sizlere de ayrı bir keyif ve bakış açısı katacağı düşüncesindeyim.

MV5BOWIzNGRiMGItZjU1Ny00YTZkLWE4MzctNWMzODQ0NWYzYTdhXkEyXkFqcGdeQXVyNzc5NjM0NA@@._V1_

Army of Darkness

Evil Dead 2 biterken Bruce Campbell’in canlandırdığı kahramanımız Ash, zamanda yolculuk ederek kendini orta çağda buluyordu. Kendisini bir anda kurtarıcı olarak bulan Ash kara büyüye sahip karanlık orduları yenmelidir. Onları yenmenin tek yolu ise ölüler kitabını ele geçirmesidir.

Sam Raimi, serinin diğer filmlerindeki gibi kanı bolca kullanmış ve seride giderek artan mizah duygusu son filmde çok daha ağır basmakta. Serinin en eğlenceli ama eğlenceli olduğu kadar da en sinir bozucu filmi olan Karanlığın Ordusu, bu günün teknolojisini düşününce çok komik bir görselliğe sahip. Ancak Evil Dead serisi korku türü ve türe kattığı mizah nedeniyle değerli. Seriyi bitirip de Sam Raimi’nin tarzını anlayınca Drag Me to Hell’i daha çok keyif alarak izleyeceğinize eminim. Korku filmi severler, Sam Raimi’yi ve filmlerini muhakkak izlemeli.

Sam Raimi ve Korku Filmleri’ için 3 yanıt

  1. Hiç unutmuyorum. Evil dead serisinden bir filmdi. Bir akşam saat 9 da beyoğlunda bir sinemaya ablamla gitmeye karar verdik. Geç kaldık ve salona karanlıkta girdik. Film karanlık, sinema karanlık ama salon sanki bomboş gözüküyor. Filmi seyretmeye başladık, ormanda falan geçiyor. Ama nasıl korktuk anlatamam. Aynen ilk 15 dakikayı bitirip kendimizi zor attık aydınlığın tekinliğine. Bildiğin çıktık yani sinemadan. Haftasonu yanımızda arkadaşlarımızla ve gündüz saatinde aynı filme tekrar gittik. Meğersem eğer bir 5 dk daha dayanabilseymişiz korku bitip komedi başlayacakmış. Kendi filmlerini tiiye aldığı bir komedi-korku idi.
    Kendimize filmden çok gülmüştük açıkçası:))

    Beğen

  2. Ben ilk filmi izledim 2. ye cesaret edemedim henüz. Korkudan değil ama tahammül etmek zor biraz. Bazen çok komik bazen de çok gerici oluyor, duygu karmaşası yaratıyor sanki :) yakında ona da yorum yazacam zaten.

    Beğen

  3. Bu filmden nefret eder derecesinde tiksiniyorum ben. O yaşlı teyze falan. Sanırım ben bir de arkadaşın “abi çok iyi film, korku falan” gazıyla izleyince böyle oldu. Uzak durulası filmler listemde tepelerdedir bu. (tabii öyle bir liste yapıyor olsam. :P)

    Beğen

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s